|
TÜRKÇE'NİN TARİHİ GELİŞİMİ |
Eski Türkçe
Türk dilinin en eski izleri Sümer kaynaklarındaki Türkçe sözlerdir. M.Ö. 3100-M.Ö. 1800 yılları arasına ait Sümerce metinlerde 300′den fazla Türkçe söz yer almaktadır. Sümerceyle Türkçedeki ortak sözler ya ortak kökenden gelmektedir ya da alış veriş sonucu ortaya çıkmıştır. Hangi ihtimal doğru olursa olsun Türkçenin ilk verileri M.Ö. 2000-3000 arasına çıkmakta, yani bundan 4000-5000 yıl geriye gitmektedir. Ortak sözler Türklerle Sümerlerin komşu olduklarını da gösterir. Türklerin hiç olmazsa bir bölümü M.Ö. 2000-3000 yılları arasında, belki de daha önce Ön Asya’da yaşamış olmalıdır.
M.Ö. 7.-3. yüzyıllar arasında Karadeniz’le Hazar’ın kuzeyinde ve Kuzeydoğusunda yaşayan Sakaların önemli bir bölüğü ve yöneticileri de büyük ihtimalle Türk’tü. |
|
Devamını oku...
|
|
KİTAP, TÜRKİYE'DE İHTİYAÇ SIRALAMASINDA 235. SIRADA |
Türkiye'de ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitabın 235. sırada yer aldığı bildirildi.
Bağımsız Eğitimciler Sendikasından (BES) yapılan yazılı açıklamada, sendikanın AR-GE biriminin 'Türkiye'nin Okuma Alışkanlığı' adlı bir rapor hazırladığı belirtildi.
Rapora göre, Türkiye, kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda.
|
|
Devamını oku...
|
|
Bir dilin yaşayabilmesinin temel şartı eğitim dili olmasıdır. Ana dil başka eğitim dili başka ise kendi toplumuna, kültürüne, değerlerine yabancı, geçmişi ile ilişki kuramayan insanlar yetiştirilmesi beklenen bir sonuçtur. Hele hele resmi dil dışında başka bir dil eğitim dili olarak öngörülmüş ve -maalesef ülkemizde olduğu gibi- bu ilkokul seviyesine kadar inmişse, bir süre sonra o ülkenin ana dilinin yok olması kaçınılmazdır. Be nedenle bağımsız ülkelerin anayasaları resmi dili aynı zamanda eğitim dili olarak güvence altına almış, resmi dil dışında eğitimi yasaklamıştır. Hatta bazı ülkelerde (örn. Avusturya) yabancı öğrencilerin dahi farklı bir dilde eğitim görmeleri yasaklanmıştır.
Bu gün yabancı dil ile eğitim Türkiye’nin geleceği için çok ciddi bir sorundur. Hiçbir bilimsel gerekçelere de dayanmadığı halde özellikle İngilizce ile eğitim hızla yaygınlaştırılmaktadır.
Kişi hangi dil ile eğitim almışsa o dilin ve o dile hâkim kültürün önce hayranı, sonra savunucusu olur. Yabancı dil ile eğitim kendi milletine, milli değerlerine, milli hedeflerine uygun bir insan tipi yetiştirmeyi hedeflemez.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
KİTAP TAVSİYEMİZ/ YABAN (Y. KADRİ KARAOSMANOĞLU) |
Romanın kahramanı Ahmet Celal, Çanakkale'de aldığı bir kurşun yarasıyla sağ kolunu kaybeder. Harp malulü bir gazi olarak yapayalnızdır. İstanbul'un işgali üzerine hizmet eri Mehmet Ali'nin Porsuk Çayı yöresindeki köyüne gider. Bu köyde giyimiyle, fikirleriyle bir yabandır. Köylüler onu hiçbir şekilde kabullenemezler. O, ise köylülerin Milli Mücadeleyi anlamamalarına, karşı olmalarına hiçbir şekilde tahammül edememektedir. Öyle ki, köyün ileri gelenleri Yunan subaylarına büyük saygı duymakta ve dört gözle onları beklemektedirler; fakat Yunanlılar, Milli Mücadele karşıtı köyün ileri gelenlerini ve köylüleri büyük bir hayal kırıklığına uğratacaktır. Büyük Atatürk’ün “Hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle,ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?..Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!" sözünü ve gerçekliğini bu roman akıcı bir üslupla anlatmaktadır. |
|
|